13 09 2011

yorgunluk..

 

Cuma günü muradına erecek olan kuzenimin düğün telaşı hepimizi sarmışdurumda ve Ankara dışında olacağı için günler öncesi alışverişleri annem sağolsun yaptı ve ben her zamanki gibi son dakikaya bırakıp dün  Kızılay semalarında kocaman bir tur attım ayaklarımın kapkara olmuşsuları aktııı gitti..Her zaman söylüyorum bizim milletimiz alışverişmanyağı diye..Hani paranız yoktu kardeşim sizin hani işsizliğiniz vardı hani alım gücünüz taban yapmıştı, ben böyle deli bir kalabalık, böyle savurgan bir millet daha göremeyeceğim sanırım..Ramazandan önce yapılan düğünlerin finali ramazandan sonra yapıldığı için okullar açılmadan düğün yapan yapana maşallah..tabi nüfusta patlama yaşanıyorsa sürü halinde yaşanacak demektir aynı gün 3 düğün 2 nikah görmedim yahu yaa…Dayımın oğlu komşumun oğlu arkadaşımın nikahı, yakın tanıdığımın bilmem nesi offfffff dedim artık yeterrrr…

Eveet birde altın alma sorunu var bir zamanlar sana ne takıldıysa defterine kaydediyorsun e kaşına gözüne takmıyor adam altını sende zamanı geldiğinde aynı ağırlıkta aynı oranda bilezikmi burma mı cumhuriyetmi artık ne verildiyse iadeyi ziyaret etme vakti gelmişdemektir..çatladık orta yerimizden..Battım resmen  ona al , buna al..kalmadı abi olsa tükan senin…sömürülmüşdurumdayım birde kıyafet ayakkabı da işin içine girince kuzenime –oğlum resmen beni haşat ettin yedin ömrümü yedin diyorum gülmekten cevap veremiyor serseri ee ama cidden öyle..sahte altın işine mi girsem ne yapsam :) Türk’üm ne mutlu bana…

VEEE Sabah uyanıyorum, o ne? Çenemden yukarı her yanım uçuklamış..Kuyumcular mı bana bunu yaşattı diye düşünmüyor değilim..yok değildir heralde derken saate bakıyorum 9’u geçiyor geç kaldım telaşesiyle koşturarak çıkıyorum evden; nefret ediyorum topuklu ayakkabı giymekten ama patroniçeler topuklu ayakkabı giyilmeli şartı bana 3 ay önceden tembihlenmişdurumda..spor giyemezsin; işgörüşmelerine giderken salaşve rahat olamazsın, öyle olmaz böyle giyin..cinlerim tepemde klasik bir tip oldum çıktım..yinede sağıma soluma güvenmiyorum; tepemin tası attığı an nasıl istersem öyle davranıp,istediğim gibide giyinip çıkacağımı biliyorum..

Ofise 2 metre kala simitçiyi görüyorum arabayı kenara çekip simiti alıyorum arkamdan bir doblo geçiyor; geçerken duruyor, arabayı kenara çekmişim ama arka kısmı hafif çıkmış, adam ağzına geleni sayıyor, birde küfür..Şimşekler çakıyor ama –sus sabret sabah sabah bozmayım keyfimi..-git be adam işine ne diyosun diyorum, arkadan bir küfür daha; gözümün önü kararıyor..hadi say içinden geleni küfür edebilirmiyim  diyorum..galiba ruhumu yontmaya başlamışım son damlama da- sabır, sus Allah aşkına diyorum..-Kardeşim asabımı bozma devasa yolda arabam sana batacak kadar açıkta değil, sabrımı deneme derken adam makineli tüfek gibi saymaya devam ediyor çileden çıkmak üzereyim..-canımı sıkma benim yeter seni gerizekalı yolu kapatacak kusurda değilim ara yoldayım iki araba genişliğinde bir yoldasın yayıla yayıla geçiyorsun akşamdan kalmaysan canını fena yakarım defol git, cehenneme sokturma kendini diye bağırınca  sonunda anladı kızardığımı, çekti gitti..plakayı yarım yamalak aldım gözüm fena dönmüş..ofisin kapısını açıyorum, sinirlerim bozuldu anladım birden bire ağlamaya başladım, çocuk gibi sesli sesli ağlıyorum..bir süre sonra yağmurlar diniyor,hafif parçalı bulutluyum bir telefon..bulunduğum semtte bilmem ne telefon hattında sorun olduğu için yarım yamalak bir kesik bir normal konuşabiliyorum uzunca zamandır bu böyle,bir başka hat alıyorum ama müşteri diğer hatan arıyor, sesini alamıyorum,duyamıyorum açıkcası tam ayağa kalkıp çekebilecek yerlere doğru hamleler yapıyorum o ne yaahuuu kadın veryansın ediyor, -Allah Allah ne oluyor diye anlamaya çalışıyorum,-sen kendini ne zannediyorsun, nasıl tanımazsın beni, gel şu işimi yapacaksan yap yapmayacaksan ben işi başka bir firmaya vereceğim..hayır kadın çok pozitif şeker mi şeker bir kadın 180 derece dönmüşkara atıyla üstüme üstüme sürüyor hakaretlerini-tövbeestağfurullah mine hanım bi Dakka,bi saniye diye araya girmeye çalışıyorum nafile, kadın öldürecek beni..-tamam ben hemen oraya geliyorum diyorum, taksiye atlar atlamaz 10 dakika sonra yanına paldır küldür giriyorum..veryansın sayıyor.susup fırtınanın dinmesini beklerken –bu gün insanlarda bi negatiflik var çatışmalar kavgalar hayırdır inşallah sınanıyorum galiba diyorum kendi kendime..nihayet kadın susuyor yanına gidip ellerini tutup kalbime götürüyorum –bak benim bir kalbim var ve o biraz hasarlı, eğer biraz daha beni dinlemeyip sayarsan bu kalbi kırdığın gibi acile yollayacaksın ritmi bozuldu yeter diyorum..güneş açmış amacına ulaşmış gibi gülüyor. durumu izah ediyorum, sonra –kusuruma bakma ben bilemezdim tabi falan, filan kem küm..çaktırmamaya çalışarak –hadi şu işimi hallet diyor hafif umursamaz..tamam diyorum alıyorum bir ton kağıdı..30 dakika esir ediyor beni,ofise tekrar hışımla geliyorum,hesap kitap işleri hallet,telefonlar..o ara misafirim geliyor arkadan bir işgörüşmesi için biri daha gelecek..arka arkaya dökülüyorlar..saat 22.00 bir saattir evdeyim ayaklarım ve uçuğum zonkluyor,halsizim,yorgunum..valizi hazırlamadım, kek yapmam lazım gücüm yok ellerim başımın arasında- sen kaşındın nur, patron olacağım dedin al sana patronluk…İnsanlarla uğraşmak çok zor, algım daha temiz 3 aylık..fakat tanıyorum, anlıyorum,sabrımı eğitiyorum,kendimi sınıyorum, kalbimi gücendiriyorum,hırpalıyorum ama bu işi yapacağım ya, azmimi zapt edemiyorum..Azim denen şey iyimidir bilmiyorum.öylesine buruk bir ruh halimleyim..şahsını hiçbir zaman sevmediğim ama sesini bir o kadar sevdiğim adamın şarkısını dinliyorum..-hiç kimsemisin nesin? Saç özürlü müdürüm aklımda, gülümsüyorum..hayatı nezaketsiz bir adam olarak düşünüyorum..hiç bir zaman iyi davranmaya niyeti olmayan olumsuz bir adam..ve onu idare etmeye çalışan acemi çaylak iyi geceler diler…

97
0
0
Yorum Yaz