19 04 2011

düşündüklerim..

lambayı arıyorum evin içinde kaç gündür bulamıyorum derken,koltuğun altına saklanmış,benimle oyun oynayan serseriyi buluyorum..kapağını açmaya çalışıyorum o çekiyor ben çekiyorum..-beni uğraştırma bak geçen sefer su dökecektim tependen aşşağıya..çıkar gözlerini cinn...yüz görümlüğü isteyen gelinler gibi noluyorsa bu aralar pek nazlıyız..bi kuvvet kapağını açıyorum.. şirinlik yapmaya hazır gözlerle kızmayım diye bana bakan bir çift göz görüyorum..ama buna da kıyamıyorumki.. hadi hazırlan gidiyoruz cin.-ama kahvaltımı yapmadımkiiiii...yolda yaparız hadi çabuk çıkıyoruz diyorum..paldır küldür bi telaş çıkıyoruz.. kibrit kutusu ben ve cin yola düşüyoruz..bir çok işimiz var ve soğukta olsa güneş de bizimle birlikte..bu kibrit kutusu yeni eleman..çok şirin birşey..göreni gülümseten cinsten..ve ben otobüsten kurtuldum artık..büyükşehirde sabahları halkın otobüsünü beklemek,tenezzül edipte gelirse binebilmek,binipde yer bulabilirsen oturabilmek,oturupda zamanında işe varabilmek mucizey-i guyem oluyor..işte esas konu geliyooor..semtin birinden geçerken yapağılaşmış,kirden griye dönmüş uzun ve dağınık saçları,yırtık penyesi,üzerinden düşme pantolonu ve ayağına büyük gelen potiniyle delinin biri kocaman bir taş parçası bulmuş,ne akıldır bilmem onu bağlamış anayolun ortasından geçen araçların arasından taşı sürüklemeye çalışıyor,hiç bir şey yokmuş gibi rahat ve sakin yürüyor..düşünüyorum bir insanın delilik sınırını..ve sebeplerini..uzun sürecek cevabı ama daha da içimi yaralayan ve beni meraklandıran bunun gibi gördüklerimin nerede yaşadıkları,ne yedikleri,ne içtikleri..g... Devamı

13 04 2011

dellenme....

  Hani bazen terk edesin gelir bulunduğun yeri mekanı..dar gelir nefes aldığın yerler her an birlikte olduğumuz arkadaşlarımız boğar ya bizi..nefret edesiniz gelir ya birden bire.. bi kaşık suda boğmak istediğimiz olmuştur ya hani ara ara sevdiklerimizi yada her kimlerse..   gidesimiz gelir ya Fizan'a.. mısıra, olmadı kutuplara.. İnsanın olmadığı huzur bulabileceğimiz bir yer ararız ya..tepemizin attığı noktalarda... Hayal kurup kendinizi bir anda ışınlayıp ve hatta görünmez olup uçmak istermisiniz? bu dünyanın dışına çıkmayı..mesela ay’a gitmeyi…uzaya çıkmayı bi daha da hiç dönmemeyi vize alıp orada kalmayı... Acunla tanışıp demek istermisiniz ‘abi al beni buradan ben sör vay vırada razıyım böcek de yerim farede..aç da kalırım susuz da..ama al götür beni buradan ne olursuunn’ diyerek bir deli moduna girmeyi.. Ve hatta rapor alıp hastaneden birileri sataşsada ahh keşke içimin acısını şu raporu göstere göstere dövüversem karşımdaki ayı’yı …yok hiç içinizden geçmemiştir değil mi..tabi tabi…benimde geçmiyor ne tesadüf.. Müdürünüz işinizin bir yerinde gerine gerine size gösterip de hatanızı kuyruğumuzu içimize saklar gibi yapıp oysa içimizden ‘ulan ben sana gösterirdim dua et müdürsün yoksa….’ Dediğiniz de olmamıştır..olmaz ki..aaa olurmu hiç ne ayıp yakışık alır mı..medeniyet görmüş görüntü içinde tek dişi kalmış canavar saklı kalmalı değilmi.. Trafikde sollarmı sizi bir araba hatta sıkıştırır mı bazıları bile bile..dikiz aynasından bakıp nasılsa o duymuyor diye sövdüğünüz de olmamıştır..levyeyi alıp inip araçtan ‘ sana bu ehliyeti kasap mı verdi hıyar’ diyerek yürü... Devamı

12 04 2011

Bir Öğle Tatili...

  Kül kedisi bir öğlen alış verişe çıkar herkez gibi..girer semtin en işlek caddesine.. O ne kalabalık o ne gürültü..bu ne kadar çok insan..nerden çıkıyor bunlar..karınca yuvasındaki sayısız karıncalar gibi..trafiğe bakıyoruz cinle beraber..bakarken birden cine dönüp..-Allah aşkına götür beni buradan boğuluyorum Çin halk cumhuriyetine dönmüşüz,bu ne et yığını bu ne metal yığını..cin gülüyor kikir kikir..-toplum dışı insan mısın sen alış şu kalabalığa, insanlara..-niyee alışayım söyler misin bana..gerekçeli sebebin ne?? Toplum içinde yaşamanın kurallarından biri de bu topluluğa bu insanlara alışmaktır..iyi tamam da bana getirisi ne..insanlarla iç içe olmalıymışım çünkü bu kişisel ve paylaşımsal bir getiri olarak ileride bana plaketle birlikte 50 yaşımda emekli olacağım sosyal güvenlik kurumunun bana bağlayacağı emekli maaşı gibi bir ödül olarak geri dönecekmiş..tabi ben o yaşa kadar yaşayabilirsem..bu arada bu yaştan emeklilik olayını kim çıkardıysa çok selamlar kendilerine..milletimiz bu işi yapanın kulaklarını çok iyi çınlatıyor..bende dahil..bilmem anlatabildimmi. o emeklilik aylığımın bana bağlandığı gün şimdiki gibi düşünme yetim ve gençliğim veeeee hevesim olursa 5 * 5 yıldızlı bir otelde ohhh istediğim gibi bir tatil yaşayabilirim diyeceğim..gözüm açık gidecek..hayal kurmayı çok seviyorum..cin benle dalga geçiyor..bende onunla…hadi toplayalım kendimizi…devam ediyoruz..ışıl ışıl caddelerin içinden vitrinden fırlamışcasına yanımdan sağımdan solumdan geçen hanımlara kızlara kadınlara bakıyorum...bu devirde işsiz kalırsam kesinlikle kadınlar üzerine bir tekstil fabrikası kuracağım..ya nedir bu alış veriş manyaklığı..deli gibi her dükkan dolu..biri giriyor biri çık... Devamı

12 04 2011

Cin'im, Yıldız'ım, Külkedim :)

  Kül kedisinin işleri oldukça yoğun olduğu için açıp da sayfasını tıklayamamış uzun bir süre..Lamba cini bu konuda ona yardımcı olmayı bırak; zor işlere gelemediği için lambanın içine saklanıvermiş bir süreliğine..sesleniyorum sesleniyorum..- yeter cin ..çık artık şu lambadan..ığğııhh….öyle inat bir cin ki…bekliyorum hala ayaklarımı sallıyorum sabırsızlıkla…bir süre sonra ses geliyor…-çok üşüyorum…yaz gelince çıksam olmaz mııı..ağustos böceği misali..…tembelll….serseri…noluyor sana böyle diyince…lambadan bir ses…..uykuuumm vaaarr……seni miskin…seni arsız şey..ben ondan beter…düşünüyorum insafsızca…ahh evvett buldum….içerden bir bardak soğuk su alıp geliyorum…açıyorum lambanın kapağını…içeri bakıyorum..o an göz göze geliyoruz cinle :))) muzip bir gülümseme yüzümde…bardağı görüyor o an ve avazı çıktığı kadar bağırıyor….---tamam yaaaa !! - ufff geliyorum yardıma…haaahh şöyle seni çok bilmiş şey seni… Aklımda bir yığın yazacaklarım var..ve hatta planlarını bile yapmışım…başımın üstünden yıldızlar kayıp kaçıyor..elimi tepeme atıyorum..kaçan yıldızlardan bir tanesini yakalıyorum..bakıyorum avuçlarımın arasında pırıl pırıl parlıyor…--senin ismin varmı yıldız…-eveeeet diye cılız bir ses geliyor…söyle bakalım diyorum…adı Ocak’mış… Ocak ayı..Allahım …nasılda geçmiş sıkıcı bir şekilde..niye sıkıcı diye düşünüyorum..hesap kitap..sayılar rakamlar…gözümün önünden gelip geçiyor..üstün körü yapılmış kazalar..sakarlıklar..ufak tefek arızalar…bu... Devamı

12 04 2011

O senin elinde..

Çoook uzak bir ülkenin çok güzel bir köyünde mutlu, şen, huzur dolu halkı yaşarmış..bunlar öyle mutlu öylesine neşeli insanlarmış ki herkez bu köyün insanlarına gıpta ile bakarmış..bu köyünde yaşlımı yaşlı bilgemi bilge bir dedesi varmış..başı sıkışan derdi olan köylüler dedeye gider akıl danışırlarmış..bütün köylü dedenin her dediğini yapar onun sözünden çıkmazlarmış.. Bir gün bu güzel köye yollarını şaşırmış  iki fırlama delikanlı gelmiş..gelir gelmez de dedenin ün’ünü duymuşlar..bu iki haylazdan biri çok uyanıkmış..(aklı sıra J) demiş ki ‘ ben bu dedenin foyasını ortaya çıkarıp bütün köye rezil edeceğim..kim bu kadar akıllıymış görsünler..’ Birkaç gün sonra bir plan yapıp dedenin yanına varmışlar. Uyanık haylaz olanı  gelirken bir kuş yakalamış ve dedenin kapısını tıklamış…’dedee…dedeee….bil bakalım biz kimiz… Dede kapıyı açmadan ‘evladım siz bizim köyümüze gelen tanrı misafiri iki genç delikanlısınız…’ Peki dede…demiş uyanık haylaz..’aç bakıyım kapıyı’.. Dede açmış kapıyı.. iki hınzır delikanlı karşısında sırım sırım sırıtıyor… ‘Buyrun evlatlarım’ demiş.. ‘Dede hadi bil bakalım ellerimin arkasında gizlediğim şey ne? ‘  Dede bakmış ..demişki ‘evladım sen ellerinin arkasında küçücük bir kuş saklıyorsun..’ ‘Bildin’ demiş haylaz ellerini öne uzatmış ama yumruk halinde saklı olan kuşu göstermiş..tekrar kapatmış…ve ‘ee bunu da bildin peki seni çok bilmiş dede..bunu da bil bakalım..’bu kuş sağ mı..yoksa ölü mü..’ Dede bakmış bakmış….ve.. ‘evlad... Devamı

12 04 2011

Türk Kahvesi Tarifim..

TÜRK KAHVESİ TARİFİ   2 kişilik   2 tahta tatlı kaşığı şeker 2.5 tahta tatlı kaşığı Türk kahvesi 2 fincan soğuk su   Özellikleri   Kahve bakır cezvede yapılır.. Fincanlar kahveye dökülmeden önce elle veya ocağın üzerinde hafif tutularak ısıtılır..nedeni hem lezzeti hemde köpüğü olsun diye..   Yapılışı   Bakır cezveye şeker ve suyu ilave ederek karıştırırız.. Şekerin iyice eridiğini gördükten sonra kahveyi ilave edip kısık ateşten birazcık fazla açık olacak şekilde ocağa yerleştiririz..   Burada en önemli konu derler kahve fazla karıştırılmaz  hayır efendim tahta kaşıkla yapıyorsak lütfen kahve hemen olsun gözüyle karıştırmayın..kahveyi hızlı hızlı değil ağır ve hafif bir şekilde karıştırın..tahta kaşığa ve kahveye sevginizi katın..belki çok saçma gelebilir ama mükemmel kahve böyle oluyor.. Yavaş yavaş kahvenin tortusu gider pişmeye başlar.. bakarsınız ki köpük çıkıyor yavaş yavaş..sizde o köpüğü yavaşca alırsınız..ne dedik fincanlarımız sıcak ya da ılık olacak..bu ılımış fincana köpükleri kaşıkla alırız..biraz birine biraz diğerine pay ederek.. Ve tekrar ocağa koyarız kahveyi..bakıyoruz kaynıyor alırız yavaşca kalanları pay ederek fincanlarımıza dökeriz..   Kahve’mizin yanına bitter çikolata koyarız..bitterle kahve çok güzel içilir..bu arada kahve takdimi yani sunumu da çok önemlidir..Fincan tabağına güzelce peçeteyi üçgen yapıp üzerine fincanı koyarız..tepsimize yarım bardak su veya soda koyarak da ikram edebiliriz..   Bakın ne hoş görüntü …çok şık bir kahve sunumu..ve çok lezzetli Türk kahvemiz içilince..ellerine sağlık hiç böy... Devamı

12 04 2011

İlk sayfa...

Bütün alıntı hikayeleri, şiirleri, yazıları yerleştirdim gecekonduma...Şimdi benimle cin bütün kutuları taşıyoruz buraya bir bir... Eski ama olsun...benden...Üç kuruş olsun ama kırmızı olsun der gibi :) Hoş geldim...Nisan yağmurlarıyla adımlarımızı attık...Ve biraz grip, biraz bahar, bir tutam mutlulukla beraber.. Yüreğimi getirdim...Cin peşimi bırakmadı, istesemde ben onu bırakamazdım... Şimdi...her yer boş...tertemiz bir konak...ama zamanla dolacak.... Bir şeyler hazırlayamadım ama !!! gülümseyen yüreğimle kapımı açıyorum.. Bir konak aldım...İyi veya kötü...bana dostlarım yetsin istiyorum... Merhaba.... Bu gün doğum günü... Mumları üfle bir dilek tut hayattan....İlhan irem'in 'buruk' şarkısının ufak cümleleriyle... cümle kapımı açıyorum, gidebileceği yere... Hoş geldiniz...   ... Devamı