11 06 2011

Kahveye dostlar :)

Yeni bir hayatın kutlaması için buyrun dostlar mutluluğum adına miss gibi Türk kahvesi ve çikolata :) Devamı

09 06 2011

Final....

Dün akşam yönetim kurulu toplantısı oldu... Neredeyse 1 aydır bekliyorum, beklemek ne demek bilirsiniz... Bu gün sabah saat 9.00 her zaman olduğu gibi girdim içeri gülümseyen yüzümle -günaydın... Beşi bir yerde arkadaşlarım sabah kahvaltısında..Çay bardağımı hazırlamışlar sağolsunlar hemen yerimi aldım voltranı tamamladığımıza göre sabah sohbetimiz kahvaltıyla birlikte devam ediyor. Böyle güzel işyeri varsa bizede söyle yada ne akla hizmeten oturduğun rahatlığı tepiyorsun diyenler olabilir. :) bakın gülümsüyorum.. ikinci çayımı alıp, yine her zamanki gibi dışarıda sigaramla birlikte içmeye çıkıyorum, merdivenlerden yukarı gökyüzüne çeviriyorum yüzümü -Allahım sen hakkımda hayırlı olanını ver ve içten bir gülümsemem ile şükrediyorum. Bu gün gençliğimle birlikte benimle beraber olan arkadaşım diye nitelendirdiğim  işime hoşçakal diyeceğim gün..İçimde bir yerlerde gezinen hüzün dalgası var ama kalkanım olan tebessümüm sağ olsun belli etmiyor. İçeri girip masama oturuyorum kızlar hem işe hem sohbete başlamışlar, sessizce hepsini seyrediyorum, gözlerim masama çekmecelerime koltuklara vazonun içindeki bambuya bakıyor, -gülçin buraya bugün veda mı ediyorsun..gidiyor musun..  :(  kendime kabul ettiremiyor bir yanım diğer yanım lunaparka girmiş çocuklar gibi mutlu.. Öğlen yemeği her zamanki gibi peynir zeytin domates ıvır zıvır ve çay ve sohbet..Birbirimizi hiç kırmadık, hepimiz bir o kadar saygılı ve anlayışlıyız bir iş yerinde huzur çok önemli ve benim arkadaşlarımla bu zamana kadar sorunum olmadı, konuşarak çözümlemeyi öğrendiğim için mutluyum..Kabul ediyorum kimi zaman çok bunaldım kimi zam... Devamı

28 05 2011

günlük..

Karnımda bir sızı...günlerdir hain müdürün cevabını beklemedeyim haklarımın tahsili konusunda bir küçük defansa geçti cebinden çıkmadığı halde hakkımın önüne set çekmesine karşılık, susmadım, efendiliğimi de bozmadım.-A şahsına şu yılın şu ayında bu kadar kıdem bu kadar ihbar veriyorsun çıkarıyorsun,tabi onun öncesinde bu adama ihbar vermeden gönderme çabaların oluyor fakat A şahıslı arkadaşım tepeden bir bakan bindirmesi yapıyor, anında şıp diye ödeme yapıyorsun.-yoo ben onları geri tahsil ediyorum -hani nerdee..benmi körüm göremiyorum aman Ya Rabbim kör oldum körüm ben nejaaat nerdesin...hımmm sessiz bir gemiye dönüyorum,bu sessizliğim pek hayra alamet görünmüyor :) işte  böyle gülümsüyorum vikingler çizgi filmindeki esas oğlan gibi parmağımı şıklatıyorum :) buldummmm..-neyi arşimet neyi...? -tabiki kiminle neleri konuşacağımı hııı? -bir basamak üste çıkıp müdürlerin müdürü genel müdür yrd.konuşmayı, ya bu ne deli cesaretidir? -ne var,o da nihayetinde insan değil mi,altı üstü makamı var.-ama neden diyenler olabilir; söyleyeyim neden..bu bizim müdür olacak tarama özürlü,scanner'ı bozuk her adam çıkarma işinde milletin haklarının önüne çok taş koymuşluğu oldu,ve hatta öteleri,onları karıştırmayım,didiklemeyim yoksa halının altı bir dolu zibil..bilirsiniz zibil pis pamukçuklardan tozdan kirden oluşan yapağı topudur.heh işte bende işin burasına bakmıyorum pisliklerle mücadele benim işim değil, olsaydı onu orda detan böcek spreyine boğar ölüsünü dışarı sallandırırdım.benim işim şimdilik onun çirkefleşmesini görmeden önlemini alıp edebince haklarımla çıkabilmek..hedefim güler sabancı :) hoş o da erk... Devamı

25 05 2011

sen benim..

   Birgün eşi Mevlana hazretlerine sorar; -Bu kadar aşıksın Mevlaya, şükürler olsun bu aşkı yaşayıp yaşatana ''Peki bana ne kadar aşıksın'' diye sorar Mevlana şöyle cevap verir; Sen benim; -Yaratan’dan ötürü yaradılanı sevişim, -Bir adım gelene on adım gidişimsin -Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin Sen benim; -Bugünüme şükür, -Yarınıma dua edişim, -Azla yetinişim, -Çoğa göz dikmeyişimsin, Ve Sen benim; Kapanmayan avuç içimsin..! Devamı

13 05 2011

bu benim duam..

  Her akşam yorganımın içine girmeden dualarımı okurum..beni rahatlatır,korkularımı giderir,gecenin şerrini düşünürüm,ben karanlıktan korkarım,Rabbime sığınırım..Amin dedikten sonra düşünmeye başlarım..insanın en acımasız hakimi kendi vicdanı..yok öyle adliye koridorları..ben karanlığın içinde kendimi yargılarım..Konuşur ruhum benimle.. -Doğrul vicdan dediğimde Süleymanın halısı gibi eğilme..doğrul dedim..sen doğru olursan, vicdan doğrulur dedin.. -İçim neden sızlıyor peki..suçlarını biliyorsun ey kul dedin..peki nasıl !!!! Vicdanın sızladığında anlarsın dedin.. -Kötü söz mü söyledim...söylediğin dilin sahibi sensin, ne dediğini bilirsin dedin..her kötülük düşünüp  yada söylediğinde Peygamberini yanında bil dedin.. -İnsan yanımı hiç bir zaman unutmadığımı zannediyorum ya; ne kadarda yalancısın nefsim..Yaratılmışların içinde en şereflisi insandır dedin.. -Utanmasını biliyorum utanıyorum...utanmak edeb'dendir..edeb ya hu !!!  sen edebli misin? dedin.. -Herşey değişir bu dünyada; diller, düşünceler, giyimler, yemekler..yabancılaşır kültürüm, yaşantım bana..tek değişmeyen Namaz'dır dedin.. -Tevazuyu yaşadıkça öğreniyorum..asıl tevazu senin içindedir bul !!! dedin... -Aşırıya kaçmadım,haramdan kaçtım,dedikodu yapmadım dedim...dünlerini unutma,yapmadım yada yaptın dersin şimdi 'de' hadi, bu dünyada sorulmasa da,gerçek dünyada bir soran olur dedin... -Ama Tövbe ediyorum,yaptıklarımdan utanıyorum,bir daha yapmayacağım dedim..Tövbeni unuttun,unutma sen beşersin,şaşarsın Tövbeni ederken dikkat et dedin.. -İyi bir davranış,amelim olduğunda ben,kötü davranışımda biz dedim..iyi düşün eyy kul..tersi olabilir mi? yaptığın ... Devamı

09 05 2011

START :)

Aylardır kafama koyduğum bir planım vardı şu benim müdürüm olan keltoşdan ayy dilim sürçtü tüh görüyormusunuz  saç özürlü müdürümden kurtulmak tüm niyetim..Esasen ana konu şu; 18 yıldır ki; yazı literatüründe rakamla 18 yazılmaz ama kafama göre yazmak keyfim; ilk gözümü açtığım yerde çalışıyorum, inanılmaz iki yüzlü, karaktersiz bir adam benim müdürüm.hiiiiiiiç utanmadan bunu gururla yazabilirim.Gelmiş geçmiş müdürlerin içerisinde ben böyle dini,imanı,adamlığı,müdürlük pozisyonunu istismar eden,zeytinyağı gibi üste çıkan, dedikodu yapan bir adam görmedim Saç özürlü müdürümü görseniz adam zannedersiniz aman nasıl nur yüzlü,saç olmadığı için ayna gibi pasparlak yusyuvarlak,abdestli,namazlı bir adam herşey buraya kadar güzel,e müdür karizmada yerinde pozisyonda Amaaaa afedersiniz bu adama gelince benim tepem fena atıyor, beşi bırak, kuruş dahi etmez, içindeki karakter dışındakiyle acaip alakasız,sünepe ruhlu,ödlek,birilerinin ardına saklanan sığınan bir adam Ohhhhhhhhhhh içim rahatladı biraz daha rahatlasın bi dakka  Bu güne kadar gözümün önünden bir dolu adam çıkarıldı,bir dolu adam telef edildi ama hiç işten tazminatıyla ayrılan görmedim İşte ben bu ayın sonunda iş yerimin tarihinde bir ilk olma özelliği ile ve gönül rahatlığıyla bunları size anlatıyorum Cuma günü açtım ağzımı yumdum gözümü-heyyytt uleyyynnn sen kimsin leeyynnn diyecek kadar ileri gittim (tabi ulan mulan kelimesi hiç kullanmam,yakışıkta almaz) bana bakın verdiğiniz üç kuruş para bir dolu psikolojik baskı uyguluyorsunuz,yok adam &c... Devamı

07 05 2011

galu bela..

Rivayet o' ki; Dünya yaratılmadan yüzyıllar önce,Rabbimiz bizi Galu Bela yani ruhların yaratıldığı yerde toplamış.Bütün ruhlar bedenleri yok ama ruhları var iken;Demiş ki yüce yaratan:Şimdi dünya'ya inme vakti. Tüm ruhlar dünyaya süratle koşmaya başlamış ama Öyle bir karmaşa,öyle bir heyecan varmiş ki;hiçbir ruh birbirini göremeyecek bir hızla dünyaya koşarken;farkında olmadan birbirleriyle çarpışmışlar. Ve Ruhlar dünyaya inmiş birer birer.Galu Bela'da o teleşla birbirleriyle çarpışan tüm ruhlar derlerki; Dünya'da bir şekilde tanışırlarmış Ya çarparak ya tesadüf denilerek ya da şans eseri Oysa her tanıştığımız,çarpıştığımız ruh bizim yüzyıllar öncesinden çarpıştığımız ama bedenlerini göremediğimiz dostlarımız,sevdiklerimiz,ailelerimiz olabilir Bizler buna ne dersek diyelim aslında herşey tevafuk Hiç bir şey tesadüf değildir Ruh ikizini bulanlar,bulup da kaybedenler,ya da 'ben sizi bir yerden tanıyor muyum' diyip de tanıyamadığımız insanlar, Galu Bela'da biz çok çok önceden tanışmış olmayalım sakın Sevgilerimle Devamı

04 05 2011

Kaktüs'ü bilir misiniz..

Durun :) !!!! aklınıza ne geldi...yoooookk bazı insanları dikenli bir kaktüse benzetmemin nedeni nedir bilir misiniz? söyleyim :) kaktüs herkeze kendini sevdirmez,herkez de kaktüsü pek sevmez..O çok zor şartlarda büyüyen bir çiçektir,çok sıcağa da dayanır,çölün gece fırtınasına da..susuzluğa dayanan güçlü bir çiçektir.. taklit yeteneğini ve zor yaşama özelliklerini veren alemlerin Rabbi Allah’tır.kendini koruyabilmek için herhangi bir kaya şekline benzeyebilir..bilir misiniz oksijeni en çok veren çiçektir o...bilir misiniz radyasyonu bastıran tek çiçektir.bilir misiniz o sahibini severse uzun yıllar o evde mutlu yaşarmış..ve sahibi de onu severse ikisinin arasındaki o bağ, diğer çiçeklerden çok farklı oluyormuş..vee.. kaktüsün sizi gerçekten çok sevdiğini nasıl anlarsınız bilir misiniz..dokunduğunuzda size asla dikenlerini batırmaz :)  10 yıl boyunca gözüm gibi bakıp sevdiğim tek çiçektir o...ve çok da özel bir çiçektir..Her insanı değil ama kendime benzettiğim için sevdiğim bazı insanları da kaktüse benzetiyorum,hem özel oldukları için hemde farklı oldukları için.. Sevgilerimle..   ... Devamı

02 05 2011

göz yaşı..?

  İstatistikler, insanın yaşamı boyunca 95 litre, yani yaklaşık 10 kova gözyaşı döktüğünü söylüyor. Bu veriler, kuşkusuz genel bir bilgi sunuyor Çünkü konuya ilişkin rakamlar insana ve kültürlere göre değişiyor Yetişkinler, duygu yoğunluklarını gözyaşına aktarmak için genellikle 19-22 saatleri arasını seçiyorlar Oturup ağlamaya başladıklarında, kadınlar yaklaşık 5 dakika boyunca 50 damla gözyaşı akıtırken, erkekler olayı nemli gözlerle sınırlı tutmayı tercih ediyorlar Bir damla gözyaşı 15 miligram ağırlığında Öyle küçük göründüğüne bakmayın, yarattığı etki çok büyük Özellikle ağlayan bir kadın ya da bir çocuk, herkesin şefkat ve koruma duygularını harekete geçiriyor Ancak, bazen ters etki de yaratabiliyor Araştırmacılar 274 tecavüz olayını mercek altına almışlar ve görmüşler ki; kurban ne kadar çok ağlarsa, suçlu da o oranda saldırganlaşıyor   Peki yetişkin insanları ağlamaya iten şey ne? Akraba ya da arkadaşların ölümü, aşk acısı, ayrılık, kavga, dışlanmışlık gibi acı deneyimler; evlenme, terfi, ödül gibi mutluluklar; müzik, duygusal filmler Hayvanlara bakıldığında, onlar bu nedenlerle gözyaşı dökmüyorlar, ama her geçen gün daha çok insan, fillerin ağladığına tanık olduğunu iddia ediyor Hayvan terbiyecisi George Lewis, kızdığı için Sadie adlı genç filin gözyaşına boğulduğunu söylüyor Serengeti Ulusal Parkı'nın yöneticisi Dr. Michael Boer, acı çektiklerinde ya da sevindiklerinde fillerin ağladığından emin "Timsah gözyaşları" deyimi aslında gerçeklere dayanıyor Yalnız, gözyaşları çeşitli duygusal heyecanlar nedeniyle değil, avını yemek için gösterişli ağzını açtığında orta... Devamı

01 05 2011

Hanım..!!!

  Çoğu erkek eşine HANIM  diye hitap eder ama nereden geldiğini bilmeyiz çoğumuz bu kelimenin Bir gün Cengiz Han sarayına, tüm hanlarını toplamış , tahtının sağ yanına da eşini oturtmuş; Cengiz Han hanlarına, – “Ben Hanlar Han’i Cengiz Han, hepinizin hanıyım” demiş ve sonra eşini göstererek; – “Bu da benim HAN IM” demiş İşte erkeklerin “eşim” anlamında söyledikleri “hanım” kelimesi oradan geliyormuş Ne kadar hoş değil mi? Kadının adı da var, yeri de ve saygınlığı da Devamı

27 04 2011

kanuni ve karınca..

Rivayete göre Kanuni Sultan Süleyman doğduğunda, ismi için Kur'an-ı Kerim açılmış ve "İnnehû min Süleyman" ayeti denk gelmişti Bu durum kendisi için uğur sayılmış, Allah tarafından teyid edildiğine inanılmış ve ismi bundan ötürü "Süleyman" konulmuştu Beden ve iman mükemmeliyeti, fikir, ahlak ve mefkûre yüksekliği ile temayüz eden Kanuni Sultan, irfan sahibi, âlim, maddi ve manevi kemâlatı şahsında toplamış mümtaz bir padişahtı İlim, tasavvuf, sanat ve edebiyat erbabına büyük hürmet ve alaka gösteriyordu Ecdadının adet edindiği üzere, her seferden önce mutlaka, Eyüb Sultan ve Şeyh Ebu'l-Vefa Hazretleri gibi İslam büyüklerinin türbelerini ziyaret ediyor, zafer için dua ve himaye talebinde bulunuyordu Cihan padişahı olmasına, kendisine "Muhteşem Süleyman" denmesine karşılık ilim-irfan ehline son derece nazik, mültefit ve müşfik davranıyordu Bu hususta o kadar ince fikirliydi ki, bir defasında sarayın bahçesindeki elma ağaçlarını karıncaların istila etmesi üzerine bunlara dokunamamış ve hocası Zembilli Ali Efendi'den fetva istemeye de utanmıştı Çareyi, bahçedeki bir ağacın üzerine şu beyti yazıp, hocasına okutturulmasında bulmuştu:  Dırahtı eğer sarmış ise karınca  Ne lazım gelir karıncayı kırınca Beyti, Şeyhülislâm Zembilli Ali Efendi okuyunca, aynı incelikteki şu güzel cevabî beyti yazacaktı:  Yarın Hakk'ın divanına varınca  Süleyman'dan hakkın alır karınca Hocasının yazdığı bu beyiti okuyan Kanuni Sultan Süleyman, bahçedeki karıncaya dokunamamıştı Diğer yandan Zembilli Ali, Kanuni'yi Rodos'un fethine de inandırıp ön ayak olacak; hatta bizzat sefere katılıp adanın fethine iştirak edecek... Devamı

27 04 2011

Müslüman'a Haram Çeşmesi...

Vaktiyle Bursa’da bir müslüman eski adı Yahudilik Yolağzı bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş Her kula helâl Müslümana haram Bursa başkent tabii Osmanlı karışmış bu nasıl fitnedir diye Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka paça huzûra getirilmiş Bu nasıl fitnedir dîni İslâm ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk hayrattır sebildir diye çeşme yap ama suyunu Müslüman’a yasakla Olacak iş midir nedir sebebi aklını mı yitirdin? diye çıkışmışlar adama Adam - Müsaade buyurun sebebi vardır lâkin isbat ister delil şarttır dedikçe kadı kızmış - Ne delili ne isbatın Sen fitne çıkardın Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın katlin vâciptir demiş Demiş ama, bir yandan da merak edermiş - Nedir gerekçen diye sormuş Adam - Bir tek Sultan’a derim diye cevap verince ortalık yine karışmış Söz Sultan’a gitmiş adam yaka paça saraya götürülmüş Padişah da sinirlenmiş ama diğer yandan o da meraklanırmış - De bakalım ne diyeceksen Bu nasıl iştir ki hem çeşmeyi yaparsın hem de her kula helâl Müslüman’a haram yazarsın Adam, başı önünde konuşur - Delilim vardır lâkin isbat ister - Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin - O zaman boynum hükme kıldan incedir Sultânım - Eeee Sultânım herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız yaka paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak Dediği yapılmış adamın Bütün azınlıklar bir olmuş başlarında Mûsevîler ne oluyor bu ne zulüm Bizim din adamımıza biz kefiliz ne gerekirse söyleyin yapalım o masûmdur gerekirse kefâlet ödeyelim Çevre ülkeler... Devamı

26 04 2011

Abeyyy...

Abeyyy... |  görsel 1

Neden Avrupa birliğine giremiyoruz içsel bir eleştri yapalım dedim Bana göre -sabahları güzel bir nefes almak istiyorum, kalan bir parça temiz hava bana ait olanı içime çekeyim diyorum önümdeki adam o kör vakitte fosur fosur tüttürüyor bir üflüyor sağına soluna üstüne başına daha kendi nefes alamadan hem kendine hemde bana kirli havayı yutturuyor midem bulanıyor adama ters ters bakıyorum umursamıyor -işden eve geliyorum karşımdaki hacı amcam camiden geliyor ya da benim gibi standart türk vatandaşı abimiz yada kardeşimizle yolda karşılaşıveriyoruz boğazı dolmuş öyleki -haaaakkkkk tuuuuuuuuuuuuuuuu diyip yere bir tükürüyor içindeki bütün pisliği yere boşaltıyor hem kendi görüyor hemde bana gösteriyor midem bulanıyor ters ters bakıyorum ama adamlar utanmaz hiç umursamıyorlar -herşey yolda mı olur onu anlamıyorum hiç bir teyzenin bunu yaptığını görmedim hep bizim erkekler Allahım diyorum niye bu adamlar pislikten yanalar yolumun üzerinde markete gireceğim bizim orada teyzeler amcalar çoğunlukta biri karşıdan benimle birlikte girecek markete,elini burnuna götürüyor mendili yok,selpak mendile de 0.50 krş verilmez değilmi çok pahalı bir sümkürüyor,Allah diyorum midemmmm direk içimden –Allah seni kahretmesin pislik yuvası seni yüzüne diyeceğim yaşca benden çok büyük desem iki misli hakaret işiteceğim yine ters ters bakıyorum içim allak bullak oluyor sabah sabah soğuk su içiyorum midem alt üst olmasın diye adam gözümün içine bakıyor o ara  ama hiç utanmıyor yüzü astarını geçmiş gerine gerine markete giriyor adamı öldüresim geliyor hadi bu seferde sen umursama diyorum -arabaya biniyorum işe gidiyorum önümdek... Devamı

22 04 2011

23 nisaaannn...

sanki her tarafta var bir düğün. çünkü, en şerefli en mutlu gün. bugün yirmi üç nisan, hep neşeyle doluyor insan. işte, bugün bir meclis kuruldu, sonra hemen padişah kovuldu. bugün yirmi üç nisan, hep neşeyle doluyor insan. bugün, atatürk'ten bir armağan, yoksa, tutsak olurduk sen inan. bugün yirmi üç nisan, hep neşeyle doluyor insan .. Bu şiiri bilmeyeniniz varmıı :) yooooookk...bende biliyoruummmm :) sündürüp uzatarak ciğerlerim yırtılasıya kadar taaaa içten okuduğumu hiiiç ama hiiiç unutmuyorum..hoş unutamamda çünkü 1.sınıftan 5.sınıfa kadar öğretmenim malatya güzeli bütüüüün bayramlarda bana hep şiir okuturdu..Malatya güzelinin kulakları çınlasın,düşünüyorumda kitap okuma alışkanlığını ve şiiri sevişimi ona borçluyum,şimdilerde bu gibi çalışmalara performans ödevleri deselerde ve bütün o dersleri,çalışmaları veliler yapmış olsalarda, olsun öğrencilerden çok el işi,araştırma,öğrenme gibi durumları da ma aile öğrenmiş oluyorlar.. 23 Nisan..Çocukluğumu çok özlüyorum..şımarıklığımı..lastik oynayan kızların oyunlarını bozup kaçışımı :)) kikikikikkiiiii....erkek çocukları gibi ağaçlara tırmanışlarımı..ekmek arası domates ve peyniri alıp,kayısı ağacının üstüne tırmanıp taa tepesinden geleni geçeni seyredip,karnımı doyuruşumu..ve babaannemi :) cennettesin değil mi renkli kadın..İnşallah nur içinde yat...Babaannem okuluma gelir,sınıfıma girer eğer ben iyiysem bakıp,çıkar gider,her bayramda gerilerden beni izler,harçlığımı verirdi (ki; çok bol harçlığı olur bu yüzden çok şımarırdım) o zamanlar okul ne zaman bitecek diye parmaklarımla yılları sayar... Devamı

21 04 2011

Şah ve Sultan'a dair...

Yavuz Sultan Selim'in ölüm sebebini merak edenler var mı bilmem..Geçen hafta sonu ilk defa bir kitabı sündürüp uzatarak nihayete erdirip bitirme şerefine nail oldum..Şah ve Sultan sonunda ellerimin arasından kayıp giden ama yüreğimde derin izler bırakan kitaplardan biri oldu..Her ikisinin birbirleriyle olan ince göndermeler içeren mektuplaşmalarını, kah mizahsen kah tehditkar kelime avcılığını...unutmayacağım... Hasan can'ın gerçekten bir can yoldaşı olduğunu, hislerinin ne denli kuvvetli, adaletli ve düzgün kalabildiğini... Kamber can'ın hadım edilmesi ve Taçlı sultanın(şah ismailin hiç dokunamadığı eşi, taçlı denilmesinin nedeni,sarayına ilk defa getirildiğinde başında bir taç olduğundan dolayı) hizmetine girmesiyle birlikte ona derinden ve gizliden aşık olduğunu, tertemiz ve bir o kadar hassas bir yüreğe sahip olduğunu... Şah İsmail'in çocuk yaşta büyük bir akıl ve entrikalarla bir hükümdarlık kurma hırsını, o hırsla bir o kadar büyük bir topluluğu kendi çevresinde toplayabildiğini, taçlısını savaş meydanının orta yerinde bırakıp,ardından binlerce defa pişman olup, güzel kadınını unutamadağını, hem kadınını hemde savaşı kaybedip ardından içki bağımlısı olup, sultan selimden beş yıl sonra 47 yaşında vefat ettiğini... Sultan Selim'in Şah'a akıl almaz yazdığı mektubu büyük bir  zekayla hem satır hemde sütun olarak okunduğunda aynı dizelerin sıralandığını ki; sanma şahım       herkezi sen             sadıkane                 yar olur herkezi sen          dostmu sandın       &nbs... Devamı