31 12 2011

2011 yılında neler olmuş ?

Uzun bir zamandan sonra merhabalar.. yeni bir yıla adım atmadan 3 yıldır geleneksel hale dönüştürmeye başladığım yıl bitiminde bu yıl neler oldu diye göz geçiriyorum kendimce..bakalım aklımda kalanlar neler.. - usame bin ladin'in öldürüldüğünü ubuma türk kahvesi eşliğinde tüm dünyaya dedikodu başı olarak nakletti sağ olsun, pazar sürprizi gibi kendileri, bilmediğini sor google efendi gibi sana anlatsın..hoş o gıgıl da onların öyle ya.. - kaddafi çok feci bir şekilde öldürüldü, bu adamla ilgili ne olumlu, ne de olumsuz bir şey düşünemiyorum..libya halkı bence salağın önde gideni, kardeşim suyun elektriğin yakıtın bedava araban fabrika fiyatına, vergi yok, okul masrafı yok, zam yok, kriz yok..rahatlık battımı anlamadım..diğer yandan adamın kızlara kadınlara olan zaafiyeti hat safhaya ulaşmış, özel hayatı banane, sonuçta çocukluğumdan beri bildiğim kaddafi son sözleriyle hep hafızamda kalacak... -japonya depremi...en çok neye gıpta ettim biliyormusunuz...sıraya girmiş ve saygı içerisinde ellerinde tabaklarla yemek kuyruğındaki insanların nezaketine hayran oldum..yağma yok, hırsızlık, talan yok, itişme kakışma sıra benimdi terbiyesizliği yok..herşey düzenli, planlı..ağustos böcekleri olan biz, ben o karıncalara hayran kaldım...yükü kaldırmasını biliyorlar.. -van depremi...tam bir facia...kamyon altındaki çocukların yemek yiyişleri, talan için dağdan inen köpeklerin halkın rızıklarına göz dikmeleri, çadırları, göçük altında vefat eden  vatandaşlarımızın (cennet mekanları olsun)  altınlarını, paralarını, eşyalarını ciddi bir iş gibi  gidip yardım etme bahanesiyle resmen gasp etmeleri, tüm o soğuk kar ve yağmura rağmen kimilerinin halaylar çekmeleri,kimilerinin evlenmeleri, kimilerininse s... Devamı

13 09 2011

yorgunluk..

  Cuma günü muradına erecek olan kuzenimin düğün telaşı hepimizi sarmışdurumda ve Ankara dışında olacağı için günler öncesi alışverişleri annem sağolsun yaptı ve ben her zamanki gibi son dakikaya bırakıp dün  Kızılay semalarında kocaman bir tur attım ayaklarımın kapkara olmuşsuları aktııı gitti..Her zaman söylüyorum bizim milletimiz alışverişmanyağı diye..Hani paranız yoktu kardeşim sizin hani işsizliğiniz vardı hani alım gücünüz taban yapmıştı, ben böyle deli bir kalabalık, böyle savurgan bir millet daha göremeyeceğim sanırım..Ramazandan önce yapılan düğünlerin finali ramazandan sonra yapıldığı için okullar açılmadan düğün yapan yapana maşallah..tabi nüfusta patlama yaşanıyorsa sürü halinde yaşanacak demektir aynı gün 3 düğün 2 nikah görmedim yahu yaa…Dayımın oğlu komşumun oğlu arkadaşımın nikahı, yakın tanıdığımın bilmem nesi offfffff dedim artık yeterrrr… Eveet birde altın alma sorunu var bir zamanlar sana ne takıldıysa defterine kaydediyorsun e kaşına gözüne takmıyor adam altını sende zamanı geldiğinde aynı ağırlıkta aynı oranda bilezikmi burma mı cumhuriyetmi artık ne verildiyse iadeyi ziyaret etme vakti gelmişdemektir..çatladık orta yerimizden..Battım resmen  ona al , buna al..kalmadı abi olsa tükan senin…sömürülmüşdurumdayım birde kıyafet ayakkabı da işin içine girince kuzenime –oğlum resmen beni haşat ettin yedin ömrümü yedin diyorum gülmekten cevap veremiyor serseri ee ama cidden öyle..sahte altın işine mi girsem ne yapsam :) Türk’üm ne mutlu bana… VEEE Sabah uyanıyorum, o ne? Çenemden yukarı her yanım uçuklamış..Kuyumcular mı bana bunu yaşattı diye düşünmüyor değilim..yok değildir heralde derken saate bakıyorum 9&rsquo... Devamı

21 04 2011

Şah ve Sultan'a dair...

Yavuz Sultan Selim'in ölüm sebebini merak edenler var mı bilmem..Geçen hafta sonu ilk defa bir kitabı sündürüp uzatarak nihayete erdirip bitirme şerefine nail oldum..Şah ve Sultan sonunda ellerimin arasından kayıp giden ama yüreğimde derin izler bırakan kitaplardan biri oldu..Her ikisinin birbirleriyle olan ince göndermeler içeren mektuplaşmalarını, kah mizahsen kah tehditkar kelime avcılığını...unutmayacağım... Hasan can'ın gerçekten bir can yoldaşı olduğunu, hislerinin ne denli kuvvetli, adaletli ve düzgün kalabildiğini... Kamber can'ın hadım edilmesi ve Taçlı sultanın(şah ismailin hiç dokunamadığı eşi, taçlı denilmesinin nedeni,sarayına ilk defa getirildiğinde başında bir taç olduğundan dolayı) hizmetine girmesiyle birlikte ona derinden ve gizliden aşık olduğunu, tertemiz ve bir o kadar hassas bir yüreğe sahip olduğunu... Şah İsmail'in çocuk yaşta büyük bir akıl ve entrikalarla bir hükümdarlık kurma hırsını, o hırsla bir o kadar büyük bir topluluğu kendi çevresinde toplayabildiğini, taçlısını savaş meydanının orta yerinde bırakıp,ardından binlerce defa pişman olup, güzel kadınını unutamadağını, hem kadınını hemde savaşı kaybedip ardından içki bağımlısı olup, sultan selimden beş yıl sonra 47 yaşında vefat ettiğini... Sultan Selim'in Şah'a akıl almaz yazdığı mektubu büyük bir  zekayla hem satır hemde sütun olarak okunduğunda aynı dizelerin sıralandığını ki; sanma şahım       herkezi sen             sadıkane                 yar olur herkezi sen          dostmu sandın       &nbs... Devamı

12 04 2011

Türk Kahvesi Tarifim..

TÜRK KAHVESİ TARİFİ   2 kişilik   2 tahta tatlı kaşığı şeker 2.5 tahta tatlı kaşığı Türk kahvesi 2 fincan soğuk su   Özellikleri   Kahve bakır cezvede yapılır.. Fincanlar kahveye dökülmeden önce elle veya ocağın üzerinde hafif tutularak ısıtılır..nedeni hem lezzeti hemde köpüğü olsun diye..   Yapılışı   Bakır cezveye şeker ve suyu ilave ederek karıştırırız.. Şekerin iyice eridiğini gördükten sonra kahveyi ilave edip kısık ateşten birazcık fazla açık olacak şekilde ocağa yerleştiririz..   Burada en önemli konu derler kahve fazla karıştırılmaz  hayır efendim tahta kaşıkla yapıyorsak lütfen kahve hemen olsun gözüyle karıştırmayın..kahveyi hızlı hızlı değil ağır ve hafif bir şekilde karıştırın..tahta kaşığa ve kahveye sevginizi katın..belki çok saçma gelebilir ama mükemmel kahve böyle oluyor.. Yavaş yavaş kahvenin tortusu gider pişmeye başlar.. bakarsınız ki köpük çıkıyor yavaş yavaş..sizde o köpüğü yavaşca alırsınız..ne dedik fincanlarımız sıcak ya da ılık olacak..bu ılımış fincana köpükleri kaşıkla alırız..biraz birine biraz diğerine pay ederek.. Ve tekrar ocağa koyarız kahveyi..bakıyoruz kaynıyor alırız yavaşca kalanları pay ederek fincanlarımıza dökeriz..   Kahve’mizin yanına bitter çikolata koyarız..bitterle kahve çok güzel içilir..bu arada kahve takdimi yani sunumu da çok önemlidir..Fincan tabağına güzelce peçeteyi üçgen yapıp üzerine fincanı koyarız..tepsimize yarım bardak su veya soda koyarak da ikram edebiliriz..   Bakın ne hoş görüntü …çok şık bir kahve sunumu..ve çok lezzetli Türk kahvemiz içilince..ellerine sağlık hiç böy... Devamı

12 04 2011

İlk sayfa...

Bütün alıntı hikayeleri, şiirleri, yazıları yerleştirdim gecekonduma...Şimdi benimle cin bütün kutuları taşıyoruz buraya bir bir... Eski ama olsun...benden...Üç kuruş olsun ama kırmızı olsun der gibi :) Hoş geldim...Nisan yağmurlarıyla adımlarımızı attık...Ve biraz grip, biraz bahar, bir tutam mutlulukla beraber.. Yüreğimi getirdim...Cin peşimi bırakmadı, istesemde ben onu bırakamazdım... Şimdi...her yer boş...tertemiz bir konak...ama zamanla dolacak.... Bir şeyler hazırlayamadım ama !!! gülümseyen yüreğimle kapımı açıyorum.. Bir konak aldım...İyi veya kötü...bana dostlarım yetsin istiyorum... Merhaba.... Bu gün doğum günü... Mumları üfle bir dilek tut hayattan....İlhan irem'in 'buruk' şarkısının ufak cümleleriyle... cümle kapımı açıyorum, gidebileceği yere... Hoş geldiniz...   ... Devamı