10 09 2011

işte olan....

Bir insan kendisiyle geçimsiz ise, herkezle geçimsizdir.kendisiyle barışık değil ve yüzleşmekten korkuyorsa şu an okuduğu kelimelerden de korkacak ve kaçacak, başkalarını sürekli eleştirecek, -ben adamım ama sen değilsin, işte busun diye yargılayacak; gülecek, bir kahve içecek,derin bir nefes çekecek eve gittiğinde başkalarını kendinden emin anlatacak, bire beş katacak, göbeğini kaşıya kaşıya,gerine gerine -ohh tertemiz ehli müslim bir adamım namazım niyazım orucum zekatım yerinde, kimseyle aramda hiddet şiddet yok; cennetin en güzel yerinden tapumu almışım öbür tarafa haccımı da tamamlarsam bu iş oldu demektir diyecek..

Hamam böcekleri 250 yıldır yeryüzünde yaşıyorlarmış ve o günden bu güne hiç bir değişime uğramamışlar bu bilgiyi okuduğumda epeyce düşündüm, ve hatta blogumda da yer verdim yanına ilave olarak -duyun beşeri mahlukatlar dedim..Düşünen sanırım anlayabilir..

Müslüman demek; dememin gereği var mı? 5 vakit namaz, ramazan ayında tutulan oruç, verilen zekat ve fitreler,hac ve Kuran-ı Kerim okumak demek değildir sadece...Şu kalp dediğin şeyin içine giripde bir baksak keşke belediye çöplüğünü geçecek..Neler sığdırıyoruz içine neler neler...Hani Musa a.s. Firavunu ikna etmek için yola çıkmıştı, Allah c.c. öyle bir acize bile tatlı konuşmasını söylemişti..bilmem bilirmisiniz..Kötü konuşmamak, iftira atmamak, gıybet etmemek yok mu müslümanlığı en güzel şekliyle anlatan kitapta..Sabır yokmu, farklı düşünceleri okurken dinlerken fikrin her ne olursa olsun rahatsız etmek, irdelemek, küfür etmek, dedikodu yapmak var mı? soruyorum size..var mı...yok tabiki diyeceksiniz..olur mu öyle şey, biz yapmayız diyeceksiniz...Yalannnn....külliyen yalan...Dönün bir kendinize bakın bir gece yatağınızda dualarınızı edin, sonra bir kereliğine yargılayın kendinizi..Melek miyiz biz haa? tabiki değiliz..İnsanız adı üstünde, beşeriz, topraktan bir avuç kul'uz..ve ben de dahil aciziz işte aciz, aciz..anlamıyor musunuz..Nutuklar atmanın, ciritler fırlatmanın manası yok, sen kendi kendini geliştiremiyorsan, yüreğini, geniş tutamayıp ve olgun büyütemiyorsan, yaptıklarından ve yapanlardan ders alıp, sükunetle karşındakini dinleyemiyor, anlayamıyorsan;tartışpmayı kavga zannedip, olanca gücünle çöplüğündeki her türlü kokuşmuş küfürlerini saydırıyorsan dur orda, dur duuur !! sakın cennetten iyilekten söz etme !!! etme kardeşim...cennet kapısı denilen o modern morg kapısından dün en sevdiklerimizin çıktığı gibi bizde çıkacağız, kazık dikecek halimiz yok..ne o hoşuna mı gitmedi bu cümle? :) Ölmekten mi korkuyorsun? Neden? hıı? insan yaptıklarını çok iyi bilir, hiç birini unutmayız ne yaptıklarımızı nede yapılanları sakın bundan dolayı korkmayasın?..Şu dilini ve çeneni tutup, insanlara ön yargılı yaklaşmayı bir bıraksan, biraz anlayışın olsa, biraz metanet, biraz olgunluk, hoşnut olsan bir parça hayattan, tefekkürü öğrensen ki; ben öğrendim oldum demiyorum kesinlikle..ama anlayabiliyorum zıt kutuplara karşı saygılı olmam gerektiğini, efendice fikrimi beyan etmesini, bilmiyormuyum ben kitabı tövbe tövbe tanımayanı görmedimi gözlerim okumadı mı blogcuda..hiddetlenmedimmi, kızmadımmı..elbette kızdım,bu hatayı bir kere yaptım..ama sonra düşündüm..-dur dedim-dur..sakin ol...doğrusu neyse sende anlat..benim kitabım bana senin kitabın sana.. senin taptığına tapmam, sende benim taptığıma tapmazsın, Kafirun suresi...bilirmisiniz..bilirsiniz..

Biz müslümanların, kendine tahammülü hoşgörüsü yokki, başkalarına olsun..hakimmisin, hükmeden misin, insanlığımın sağ ve sol yanındaki yazıcı melekleri, mezarımdaki münker ve nekirim misin? kimsin sen, senden farklı olanı tehdit eder, küfreder,kahreder,kendini bi b*k zanneder, yukarıdaki ehli müslim gibi asar kesersin..Sen, ben gibi bir avuç toprak olan adam; bak gücendirme!!! yoksa gücenirsin...Dilini tutmasını, aklını iyiliğe yöneltmesini bilirsen, bir damla düşecek denizine, o deniz okyanusun olacak..yok devam edersen toplumda ahlaklı, ehli namus görünüp, perde arkasında tüm kötülüğünü kusarsan; kurutursun denizini deryanı...Diyeceğim o ki; sizlerden biriyim bende hiç bir farkım yok..farklı olanları da yadırgadığım yok..belki sadece küçük bir fark bu...Ama kalbimi bozmamayı, olumlu düşünmeyi ve dua etmeyi her geçen gün öğrenebildiğimi söyleyebilirim..Farklı olanı kovmak değil bizim kitabımızda yazılı olan; önemli olan tekme atmasını değil, ellerini büyük bir erdemle tutmasını sağlamaktır rengi farklı olana,belki bir gün o sana doğru gelecek, ne biliyorsun?

Kalite; üstünde duran kıyafetin fiyatında, deseninde, düğmesinde değildir; kalite o  giydiği kumaşın içinde olanın kendisindedir..Biraz anlayışlı olun be beşerler!!! şaşırmayın her zaman, arada bir düşünmesini, durmasını da bilin...Haydi hayırlı geceler...

61
0
0
Yorum Yaz